31 Ekim 2015 Cumartesi

Bakıyorum Ocak'tan beri bir yazı yazmamışız....

Çünki bu sezon kayda değer birşey yaşamadık. 


Zor ve Kıt bir sezon geçti.

Bir fırsatta onları da yazarız. Daha sonra geri dönüp istifade imkanı oluyor çünki....

İlaçlık diye tabir edebileceğimiz miktarda bal aldıktan sonra hemen bölme yapıp

varroa   mücadelesine başladık.  Bu sene buralarda çok varroa yok.

2 farklı etken maddeli ilaç kullanmama rağmen dökülme çok az oldu.

Arının görüntüsü de diri.


Geçen kış kardan yıkılma tehlikesi geçiren  bölümü bu sene demir malzemeyle tekrar yaptık.

Arılığın demir olmayan 2 sırası kalmıştı. 

Ondan acil olanı kış gelmeden bitirdik. 

Bugün açılış günüydü....



Kovanları arka geçici sıradan yeni yerlerine aktardık...





Şimdi alt sıra kaldı... Kardan önce orayı da tamamlamak istiyorum. 



KOLONİLERİN DURUMU....

En son 10 gün önce baktığımda STOKLAR TAMAMLANMAMIŞTI.... 

Varroa mücadelesi yapıldı... Zaten bu sene buralarda varroa çok az....

Koyu sıvı beslemeye devam.... Üzerlerinde KEK de var. 

Arıları geç bölmeme rağmen (Ağustos sonu gibi) 4 - 5 çerçeve seviyesine ulaştılar. 

2 ya da 3 çerçeve yavru var....

Durumlar genellikle böyle :









Bu sene 3. senedir arılar ortada ve üstleri naylon kaplı...



Davulgalar açtı ama üzerilerinde arı görmüyorum... Meyve güzel ama... Bize yarar :)



KESTANELER ENDİŞELENDİRİYOR.... GAL ARISI BELASI BAŞIMIZA İŞ AÇACAK.

AMA MEMLEKET BU HALDEYKEN KİM UĞRAŞSIN GAL ARISIYLA...

11 Ocak 2015 Pazar

11 OCAK 2015 PAZAR  / GÜNEYKÖY / YALOVA

-------------------------------------------------------------------

10 günlük kar yağışından sonra , bugün hava açtı.....

10 derece civarında. 

Arılar temizlik yaptı..... Ölüleri attılar.





Kovanların durumu fena değil...

Çarpı koyduğum 3 tanesi gitmiş.... Varroa hasarına bağlı kadro azalması vardı....

Yapacak birşey yoktu... öylece bırakmıştım.....

Üzerinde kek olanlar yavaş yavaş kıtırdatıyorlar. 

Kimisi çok aşağılarda... Hatta öldü mü diye şüphelenip baktıklarım bile oldu...

Ama 3 - 4 disk gibi ortada konuşlanmışlar.

Kimisi üstte....





Ana kutularında geç döllenen ve geç bölünen kutular vardı.

Bunlarda da kadro çöküşü vardı....3 tane de onlardan gitmiş.

Buralarda temmuz ortasında ana işini bırakmak gerekiyor. Geç döllenen ana kışa kadar düzeni kuramıyor. 

Diğerlerinin durumu iyi gibi.... Kekleri bitirmişler.... İkinci hava gelmeden kek vermek lazım. 





Bir ana kutusu açlıktan gümlemiş.... Açlık derken sağındaki solundaki çerçeve bal dolu.

Ama salkım yaptığı yerdeki bal bitmiş. 

Üzerinde kek olsa yaşarmıydı acaba ? 



Ana kutularının olduğu arılığa benden önce ziyaret edenler de olmuş...

Ne izi anlayamadım....

16 Aralık 2014 Salı

Oksalik Asit Buharlaştırma / 15.12.2014


Hava 11 derece, az bir arı uçuşu var.

Kapalı yavru çoğu kolonide bitti, geç bölmelerde 


devam ediyor. 


3 senedir kullandığım aparatla, bir abimizin de 

yardımıyla ilaçlamayı yaptık. 


Çekmecelere temiz kağıt yaydım, sonuçlara bir kaç 

gün sonra paylaşırım, inşallah. 




27 Ağustos 2014 Çarşamba

15 TL'ye BAL SAĞIM MAKİNASI

15 TL'ye SAĞIM MAKİNASI

Büyük bal akımı sonrası hasat sağımlarında 


kullandığımız makinamız var.



Fakat bazen "2 - 3 çerçeve için şimdi koca makineyi açmayım " dediğimiz zamanlar oluyordu.

Özellikle tam olgunlaşmamış balın süzülüp tekrar arıya verilmesi gibi durumlarda, "Basit bir düzenek olsada sağsak"

gibi bir arayış içindeydik.

Biraz google'layınca orjinal örneklere rastladık. 

Bu yaptığımızın direk örneği yok ama fikir başkalarından.

Sistem büyük makine ile aynı.

Ortada bir mil (saplama) ve iki yanında çerçeve.



YAPIM AŞAMALARI

10'luk (mm) bir saplama alarak işe başladık. (4 TL)

Çerçeveleri tutacak bir kafes sistemine ihtiyaç vardı, onu da hafif olması için alüminyum'dan yapmaya karar verdik.

20x20  "L" profil kullandık (11 TL) 

Çerçeve kafesini ben 2 çerçevelik olarak yaptım.... 

Biraz daha büyütünce 4 çerçevelik de olabilirdi fakat bu durumda sağım yapacağımız kabın da çapı büyüyor.

Elimdeki bidonun çapına uygun olması için 2 çerçevelik kafes yaptık. 



Alüminyum kafesin bağlantılarını 4'lük perçinle yaptık. 

Perçin tabancanız yoksa civata - somun da iş görüyor. 

Kafes tamamlanınca, tam ortasından 10'luk saplamaya alttan ve üstten (kontra yaparak)  tutturuyoruz.



Saplamanın ucunu matkap için üçgen şekilde taşlıyoruz. 



Bidonun dibine saplamanın oturacağı bir yuva yapıyoruz. 

Bu balla temas edeceğinden tahtadan olması uygun olur ve sabit değil çıkabilir olması gerekiyor.

Ama aynı zamanda bidonun içinde dönmemesi de gerekli.



Olay kabaca bu.....



İlk denemede matkabı merkezlemede sorun yaşadığımızı görünce, saplamayı sabitlemek için bidonun kapağını delip

oradan döndürmeyi denedik....oldu.



Bidona musluk takılabilir, ama düşünmüyorum.....

Ne kadar iptidai olursa o kadar iyi....


Bu da videosu:

video

KIŞ HAZIRLIKLARI

İlk defa bu sene bir ay geç olarak kış hazırlıklarına başladık.

Normalde burada 1 Temmuz'da balı sağıp ilaçlamayı yapardık.

Bu sene Temmuz sonuna kadar akım devam etti.

Böyle olunca varroa geçen senelere göre daha bir sorun oluşturdu. 

Sıcaklık 30 derece altına inmeyince formik kullanamadım. 

Kadim dostumuz amitrazla hemen arıyı rahatlatmak istedim. İyi de oldu yağmur gibi döküldü.

4. uygulamanın sonunda hala dökülme var.

Formik için uygun hava yakalarsam formikle mücadeleye devam edeceğim.

Kışın da oksalik.

Bu sene yavrusuz dönemde yaptığım oksalikten (buharlaştırma) çok iyi sonuç aldım.

Baharda iki etken madde ile test ve sayım yaptım ve hiç varroaya rastlamadım.

Bal dönemine kadar da herhangi bir ilaçlama yapmadım.

Fakat bu sene gösterdi ki, bal döneminde, özellikle dönem uzunsa, bir şekilde müdahele gerekiyor.

Kekik türevi birşeyler, pudra şekeri veya erkek gözlü petek imhası bu dönem için kullanılabilir. 

Olmadı biz de su kullanırız  ;D

PETEK ERİTME

Arı artık küçülüyor.

Her bakımda arının kaplamadığı çerçeveleri alıyorum.

Ballı olanları yaptığımız basit aparatla balını süzüp alıyoruz.
Koca makinayı açmak gerekmiyor.



Ömrünü tamamlayan petekleri eritiyorum. 

Bu iş için kullandığımız, kendi imalatımız bir güneş fırını var.



İnce demir profil çerçeve, strafor ve polyester kullanarak yaptık.

Çift cam kullanıldığı takdirde sıcaklık 120 dereceye kadar ulaştı. 

Ama bu kadar uğraşmaya gerek yok, eski bir buzdolabı bu işi için ideal.

Kenan Gişan'ın bloğunda bu uygulama mevcut. 

Yalnız bu dönemde güneş fırınını kullanmak riskli, yağmaya sebep oluyor. 

Koku arıları cezbediyor. 

O yüzden piknik tüple çalışan eritme kabını kullandık. (Kapalı alanda)





PETEK SAKLAMA

2-3 senedir kullandığımız ve bir sorunla karşılaşmadığımız yöntemi uyguladık. 

DONDUR , POŞETLE , SAKLA.

ya da POŞETLE, DONDUR, SAKLA..... her ikisi de oluyor. 




Önümüzdeki erken bahar bölmeleri için duvar çerçeveleri (ballı - polenli)





Arıya pek bakamıyoruz...hemen tepene biniyorlar.... (yağma)

Tarlacılar değişinceye kadar keklemeye devam.



Şimdilik bu kadar....

8 Temmuz 2014 Salı

SON TUR ANA MEMELERİ

Son tur ana memelerini bakıcı kolonide bıraktık....

Sağım ve bölme işleri biraz sarkınca kutulara meme verme işi gecikti.

Böyle olunca , ustadan aldığım tavsiye üzerine , memeleri tüpe alıp, bakıcı kolonide çıkartmaya karar verdik.

Daha sonra bakire anaları tüpte olarak kutulara dağıtacağım.

Daha önce tecrübe etmediğim bir şey... Memenin kabulü %100 ise de bakire ana o kesinlikte değil....

Ama deneyip göreceğiz işte....



KUTULAR bu vaziyette...



7 Temmuz 2014 Pazartesi

HASAT

Sabit arıcı olduğumuz için tüm bir senelik uğraş bu tek gün için...

Mart ayına aldanıp beklentileri yüksek tuttuk fakat Mart'ın sonundan Mayıs'ın 15'ine kadar yağmur yağdı. 

Mart ayında koloniler aşağı yukarı böyleydi... Stok durumları iyiydi. 



Bu dönemde pürenden çok iyi nektar geldi. 



Ondan sonra yaklaşıp 1,5 aylık bir kıtlık dönemine girdik. 

Tüm stoklar eridi...kemerler tamamen boşaldı...Koloniler ölümcül sınıra geldi. 

İşte bu dönemde ırklar arası farklılıklar ve koloni güçleri çok önem kazandı.

Halil Ağabey'in dediği bir meseleyi yaşayıp gördük. Kışa 6 çerçeve giren koloni ile 5 çerçeve giren arasında asla kapanamayacak bir fark yaşanıyor. 

Bu bölge için iyi bir tecrübe oldu. Kış başında 5 çerçeve ve altında olan kolonileri hiç gözünün yaşına bakmadan dağıtmak gerekiyor. 

6 çerçeve arı kıtlık döneminde bile kendini kurtaracak balı ve poleni topluyor. 

Nisan başında katları attık.....





Ondan sonra taaki kestane açıncaya kadar arı bir milim kıpırdamadı....

15 çerçeve'de kaldık...

Ondan sonra yine yağmurlar başladı.... 

Erken açan kestaneler yıkandı... 

Yalova'ya göre yüksekte ve soğuk iklimde olduğumuz için geç açan kestanelerden yararlandık.

Arı önce kemerleri doldurdu.....



Karnı doyunca bize çalışmaya başladı.....











KASNAKLAR BÖYLE KALDI....



Bal döküp dolduracağız herhalde...

Rekolte'ye gelince...

Bizim buraların ortalaması 10 - 15 kg. arası. (Kovan başı, kuluçkalığa dokunmadan)

Bu sene 8 kg. gibi oldu... 

Ama kemerler dolu girseydik, 15 kg.'dan da fazla olurdu kanaatindeyim. 

Yani yine de verimli bir sene oldu denilebilir. 

Şimdi yeni sezon bugünden itibaren başladı....

İlaçlama ve bölmeler .... Ana aldığımız kutulara tekrar meme vermek.... Bir sürü iş var....

Katkıda bulunanlar